RTÜK Başkanı Şahin’den Netflix açıklaması – HaberEvi Tüm Haberler

Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son dönemde sıkça gündeme gelen RTÜK kararları ve çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu.

Üstteki Komite kararlarının sıkça tartışıldığını ve bir takım kesimlerin eski alışkanlıklarını sürdürdüğünü dile getiren Şahin, “Gerçeği bilmelerine rağmen anayasal bir kurum olan RTÜK’ü, başkanını ve üyelerini eskitmek için yürütülen bir kampanya bu. Hep benzer odaklar bu işi alevlendirmeye çalışıyor. Ülkemizdeki 2 bine yakın yayıncıyı aranjör ve denetleyen RTÜK’ün pozitif icraatlarıyla ilgilenmiyorlar. Milletten yana aldığımız kararları tartışamıyorlar, eleştiremiyorlar. Dertleri, halkın yumuşak karnı olan ‘maaş, yolluk, para’ gibi konular lakin hiçbir bahis doğru değil. Kendileri de biliyor. Hemen gerekli açıklamalarımızı yapıyoruz fakat akılda kalan maalesef iftiralar ve olumsuzluklar oluyor.” diye konuştu.

Haftalık Üst Kurul toplantılarında alınan kararların tartışıldığını, Kurul üyelerinin basına ayrı ayrı talimat yaptığını aktaran Şahin, şunları kaydetti:

“Fazla acayip, kurul toplantılarında daha sakinler. Ama medyada bir takım üyelerimiz daha agresif olabiliyor. Tebessümle peşine düşüp takip ediyorum. ‘Kurulda neden söylemiyorsunuz veya Üstteki Kurulda eleştirinizi belirtmeniz yetmiyor mu?’ diye söylüyorum. Eleştirilerine gerekli cevabı yüzlerine söyleyince memnun etme olmuyorlar ve çıkışı medya röportajlarında arıyorlar. RTÜK defalarca ceza mı veriyor? Hayır. Oturup konuşabildiğimiz yayıncılarla fazla sorun yaşamıyoruz. Hassasiyetlerimizi anlayan ve yasaya aykırı yayınlama içerikleriyle ilgili olarak gereğini yapanlar ceza potasına dahil olmuyor.

‘Hatayı giderin’ deyince sorunu çözenlere teşekkür bile ediyoruz. Fakat iletişime kapalı, kulaklarını tıkayanlara karşısında cezadan başka yaptırımımız bulunmuyor. ‘RTÜK’ü tanımam, dikkate almam’ diyenlere gereken müeyyide uygulanıyor. Meslek birlikleriyle, yayıncılarımızla, film sektörünün kayda değer oyuncularıyla aralıksız temas halindeyiz. Medya buluşmaları toplantıları adında zincir toplantılar düzenliyoruz. Ortak iyi amaç çerçevesinde böylece çok sorun veya eksiklik diyalogla gideriliyor. Bu aralar online toplantılar yapıyoruz. Yasa ihlallerini rapor aşamasına gelmeden sözlü olarak muhataplarına aktarıyoruz. Birçok devlete ait süreçler yaşanmadan gideriliyor.”

İSTANBUL’DAKİ ÜST KOMITE BİNASI İÇİN İHALEYE ÇIKILDI 

Sayıştay’ın RTÜK raporunun da fazla tartışıldığı, personelin yemek giderleri ve harcırahlarının gündem olduğunun hatırlatılması üstüne Şahin, Sayıştay raporlarının denetçiler kadar yazıldığını ve idarenin savunmasını sunduğunu, sonradan da ilgili Sayıştay Dairesinin yargılama sürecini tamamlayıp, Temyiz Kurulunun da nihai incelemeyi yaptığını söyledi.

“Biz kesinleşmemiş süreçler üzerinden kurumların yıpratılmalarının hatalı olduğunu açıklama ediyoruz.” diyen RTÜK Başkanı Şahin, konuşmasına şöyle devam etti:

“Muhakkak herkes gibi bizim de mali denetleme birimi olan Sayıştay işlemlerine saygımız var. Yapılan iftira haberlerinden geriye doğru yalanlar, reel olmayan negatif iddialar… Akılda kalan bunlar oluyor maalesef. Personelimizin yemek giderleri, bütçe kaleminde ‘kar amacı gütmeyen kuruluşlara transfer olarak görünüyor.’ Bunun doğrusunu bildikleri halde güya bir yerlere bağışta bulunmuş gibi kullanmaya kalkıyorlar. Alnının teriyle tahsis yapan memurların yemek yemek ödemelerini bile kullanmaktan geri durmuyorlar. Diğer bir konu, RTÜK üyeleri 703 Nolu KHK ile en yüksek devlet memuruna denktir. Özlük hakları buna tarafından hesaplanır. Hukuki metinlerde dobra dobra geçen bu durumu görmezden gelerek gerekli olarak ülkemizi temsil için gittiğimiz yurt dışı görevlerimizde ödenen (konaklama ve yemek bedeli) yolluklarımızın devleti zarara uğrattığını dikkatsizce dile getirebiliyorlar. Ne diyeyim, aziz milletimize havale ediyorum.”

Üstteki Kurul’un İstanbul Gayrettepe’deki Bölge Temsilciliği hizmet binasındaki makam odasının özel tasarım mobilyalarla döşendiğine dair basında yer alan haberlerin anımsatıldığı Şahin, bu konuda hayret içerisinde olduklarını vurguladı.

“Basındaki dostlarımızı yanlış yönlendirenler böylesi haberlere niçin oluyor.” diyen Şahin, doğrusu deprem raporu bulunan İstanbul’daki binanın yenilendiği bilgisini aktardı.

Diğer bir kurumun çatısı aşağıda (Rekabet Kurumu İstanbul Müdürlüğü) çalışma zorunluluğunu aştıklarını, RTÜK’ün aziz milletin vergilerle oluşturulan bütçesini çarçur etmeyeceğini anlatan Şahin, “Buna, vicdanımız da kültürümüz de yasalarımız da müsaade etmez. TOKİ göre bize teslim edilen binamız, bodrum dahil 9 katlı yapı ve 1800 metrekare genişliktedir. Binanın tefrişatı için Ulus İhale Kurumu mevzuatı çerçevesinde ihaleye çıkıldı. Tüm bu alımlar mevzuata yerinde bir şekilde gerçekleşmiştir. Bir kısım medyanın eski ve köhneleşmiş alışkanlıklarıyla ürettiği yalan haberlerinden ve karalama kampanyalarından artık vazgeçmelerini açlık ediyoruz.” biçiminde konuştu.

“RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİ UYARISINI YAPTI”

RTÜK’ün isteğe emrindeki yayınları denetim yetkisine sahip olduğuna değinen Ebubekir Şahin, Netflix ilk olarak elde etmek üzere ulusal ve milletlerarası tüm platformların düzenlemeye razı olduğunu, bu düzenlemeyi tüm dünyanın uyguladığını belirtti.

Türkiye’nin yayıncılık alanında yaptığı modern düzenlemelerle birçok Avrupa ülkesinden ileride olduğuna dikkati çeken Şahin, şu bilgileri paylaştı:

“Defalarca söylüyorum, Sayın Cumhurbaşkanımızın öngörüsü ve Cumhurbaşkanlığı sisteminin getirisidir bu. Hangi alanda yayıncılarımızın lehine bir düzenleme eksikliği varsa hemencecik açıklamalar verilmiş ve gereğinin yapılması sağlanmıştır. Bu düzenlemelerle kendilerini fazla ileride görebilen Batılı gelişmiş ülkeler geride bırakılmıştır. Müzakereyle kırmızı çizgilerimizi anlatıyoruz. Onlar da çoğunu kabul ediyor. Netflix son dönemde tüm uyarılarımızı dikkate aldı. Mesela yetişkin içeriklerine PIN kodu istedik yerine getirdiler. Dünyada bir birincil. Bunları görmek lazım. Haklı taleplerimizi kabul etmediklerinde elimizdeki yaptırım gücünü devreye sokuyoruz. Aşina adıyla ‘Minnoşlar’ yayını hakkındaki kararımız… Aldığımız kararla film Türkiye kataloğundan çıkarıldı. Yine ‘sansürcü’ ilan edildik ama dünyada bu filme tepkiler çığ gibi. Yapım Amerika’da dava edildi. Biz sorumluluğumuzun gereğini yaparak dünyadaki emsallerimizin önünde karar alabildik. Başka Üstteki Kurullar bunu yapamadı, kulaklarını tıkadılar. Gelişmeler gösterdi oysa RTÜK doğrusunu yaptı ve gerisinde durmaya devam ediyoruz.” 

Son günlerde gündeme gelen Spotify ile ilgili de açıklamada yer alan Şahin, “Firari yayın yapanı devlet uyarmaz mı? Kaçakçılık kabahat mu, suç. Firari herhangi bir üründe peşine düşüp takip, uyarı gibi normalse lisanssız yayında niçin olağandışı? RTÜK görevinin gereği uyarısını yaptı. Kuruluşun yurt dışındaki merkezine ulaşılarak zorunlu yazışmalar yapıldı. Türkiye gibi genç nüfusa sahip bir ülkeden büyük paralar şampiyon platform, anında bizimle temasa geçti. Görüşmelerimiz devam ediyor. Amacımız üzüm yemek. ‘Gelin Türkiye’de ofis açın, vergi verin, hukuki muhatap bulalım’ diyoruz. Lisans süreci başladı. Onlar da sosyal medyada koparılan fırtınalara aldırmadan gelip yasal yükümlülükleri kabul ediyorlar. Durum bu dek kolay.” ifadelerini kullandı.

“NETFLİX İLE İLİŞKİLERİMİZ İYİ”

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, Netflix ve öteki uluslararası yayıncılarla ilişkiler konusunda şu değerlendirmeyi yaptı:

“Netflix ile ilişkilerimiz iyi. Son dönemde bütün uyarılarımızı dikkate aldılar. Nihayetinde ticari bir kuruluş. Türkiye’den kar ederken, regülasyon kurumuyla fena almak istemezler. Bizim onlardan ulusal ve manevi değerlerimize saygı veya ulusal güvenliğe ilişkin taleplerimizin olması doğaldır. Bir kesim bunu maalesef sansür olarak algılıyor, esefle kınıyorum. Sansür, yayın öncesi denetimdir. Böyle bir denetimimiz yok. Biz, kurallar içinde hareket edin, diye telkinlerde bulunuyoruz. Bundan daha sonra da her platform için irtibatımız devam edecek. Nasıl fakat diğer yayıncılarımızla ikili diyalogları sürdürüyorsak, isteğe yan yayıncılık yapan uluslararası platformlarla da görüşmeye devam edeceğiz. En basit tabirle belirtiyorum, kendilerine tavsiyelerimizin, uyarılarımızın olması normaldir.”

UYDU KANALLARI ÜZERİNDEN PAZARLAMA FAALİYETLERİ

Haftalık toplantılarda uydu kanalları üzerinden pazarlama faaliyetlerini de çoğu kez gündeme aldıklarına ve bu konunun, kırmızı çizgileri arasında yer aldığına muhabere eden Şahin, şu uyarıda bulundu:

“Benim ülkemde kimse ‘yayıncılık’ adı altında halkı kandıramaz, aldatamaz. Çoğu uydu üzerinden yayınlama yapan televizyonlar afiyet beyanıyla sahte mahsul, gıda ve hap pazarlıyor. Aleni dolandırıcılık. Kılıcımız onlara karşı çok bariz. Her hafta gündeme bilhassa aldırıyorum. Ağır cezalar veriyoruz, vereceğiz de durana kadar. Durmazlarsa lisanslarını iptal ediyoruz. Ağır para cezaları ve yayınlama durdurmayla müeyyideleri başlatıyoruz. İşin ucu lisans iptaliyle kanal kapatmaya değin gidiyor. Yasayı titizlikle uyguluyoruz.”

“HUKUKİ MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

Kasım ayından itibaren TBMM’de bütçe maratonunun başlayacağının hatırlatılması üstüne Şahin, milletin vekillerine baki saygı duyduklarını fakat bürokrat olarak sınırlı cevap haklarına sahip oldukları bir ortamda, üzerlerine hakaretlerle gelinmesinin, olmadığını söyledi. 

Plan Bütçe Komisyonu ve TBMM Genel Kurulu’nun, bürokratların, muhalefet partilerine mensup vekiller tarafından linç edildiği yerler haline gelmemesi gerektiğini vurgulayan Şahin, şunları dile getirdi:

“Geçen yıl bütçede, yalan yanlış bilgilerle az daha üzerimize yürüdüler. Umulan, her halk kurumu bir bakanlığa ast ya da ilgili. Kültür ve Turizm Bakanlığının ilişkili kuruluşu olarak tahsis yürütüyoruz. TBMM’de söz hakkı dolayısıyla Sayın Bakanımızda. Geçen yılki bütçe komisyonunda basında daha önce ödev almış muhalefet partisinin genel başkan yardımcısı, gözümüzün içine baka baka tweetler paylaştı, ‘RTÜK Başkanı plan bütçeyi terk etti’ diye yazdı. Fakat karşısındayım. Sayın Bakanımız nezaketiyle gereken karşılığı verse de hoşnutluk olmadan üzerimize çullanmaya devam ettiler.

TBMM’de basın toplantısı aranjör bir diğer grup başkanvekili ‘şarlatan, şaklaban’ diye hakaret edebiliyor. Hukuk aracılığıyla hakkımızı arıyoruz. Bu sefer de ‘Başkanım neden dava açtınız, bürokrat siyasiye dava açar mı?’ diye serzenişte bulunuyorlar. Peki ya bürokrat insan yok mi? Onuru, gururu değil mu? Haksızlık karşısında susacak mı? Hakaretlere karşı kabahat duyurularında bulunduk, birçoğu dava haline geldi. Klavye başında aslan kesilen o hakaret sahipleri, aniden bin tane özür diliyor. Daima söylüyorum, sosyal ağ sınırsız hakaret alanı değildir. Yasal mücadelemiz sonuna kadar devam edecek.” 

 

 

sizin için www.haberevi.org sitesi özenle haber araştırıp yayınlıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir